ANTALYA
DİŞ HEKİMLERİ ODASI
 
Sağlık Bakanlığının hazırladığı Yönetmelik Taslağının mesleğimize, meslektaşlarımıza ve halkımıza yapacağı olumsuz yansımalarını basına ve kamuoyuna duyurmak için 25 Eylül Perşembe günü saat 09:30’da İl Sağlık Müdürlüğü önünde Beyaz önlüklerimizle basın

Değerli Basın Mensupları;

 

Anayasamızın 135 maddesi; meslek odaları ve meslek birliklerini şöyle tanımlamaktadır;

 

“…mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir.”

 

Anayasanın bu amir hükmü doğrultusunda 3224 sayılı Türk Dişhekimleri Birliği Kanununda  da  meslek icrası ile ilgili Dişhekimleri Odalarına ve Türk Dişhekimleri Birliğine yetki ve sorumluluk verilirken, yine meslek icrasını detaylandıran bir yönetmelikte yani  Ağız Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmelik değişiklik taslağında  odaların ve Türk Dişhekimleri Birliğinin, tek bir cümlesinde yer almaması, bakanlığın meslek örgütlerine bakışındaki olumsuzluğu göstermektedir.

Ağız Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmelik mesleğini serbest olarak icra eden dişhekimlerinin çalışma koşullarını belirlemektedir. Serbest çalışan dişhekimleri  yasamıza göre odalara üye olmak zorundadırlar. Yine yasaya göre tabela düzenleme yetkisi Odalara verilmiştir. Dişhekimlerinin meslek icrasına yönelik disiplin işlemleri de Dişhekimleri Odalarının yetki ve sorumluluğundadır.

 

Anayasa ve Kanunlar böylesine açık hükümler taşırken Sağlık Bakanlığının Yönetmelik taslağında Odaların ve Birliğin yetki ve sorumluluklarını göz ardı ederek onları  “yok”  kabul etmesi anlaşılır gibi değildir.

 

Sağlık Bakanlığını hukuka ve kanunlara uygun hareket etmeye çağırıyoruz. Batı ülkelerinde olduğu gibi meslek örgütlerine meslek icrası ile ilgili çalışmalarda yetki verilmesini talep ediyoruz.

 

Diğer bir başka konu da Sürekli Dişhekimliği Eğitiminin sözkonusu taslaktan çıkarılmasıdır.

 

Değerli basın mensubu arkadaşlar,

 

1998 yılında Birliğimiz tarafından yürürlüğe konulan  Sürekli Dişhekimliği Eğitimi Yönergesi , dişhekimlerinin mezuniyet sonrasında da gelişen ve değişen bilgi ve teknoloji konusunda eğitimleri amaçlanmıştır. Şimdiye kadar yaklaşık 15000 dişhekimi bu Yönerge doğrultusunda mezuniyet sonrasında hastalarına duydukları sorumluluk ile eğitimlere katılmışlar, kendilerini dünya standartlarına uygun bilgilerle geliştirme gayreti göstermişlerdir. Yönetmelikte özendirici bir hüküm olarak yer alan Sürekli Dişhekimliği Eğitimi bu yönetmelik  taslağıyla buradan çıkarılmaktadır.

 

İşte bu nedenlerle diyoruz ki;

Meslek örgütümüze anayasa ve kanunla verilmiş yetkiler, otoriter iktidar anlayışı ile gasp edilmektedir.

Sağlık Bakanlığını sağ duyuya ve sağlık hizmetlerinin gelişmesinde öncülük eden meslek örgütlerine gereken saygıyı göstermeye davet ediyorum.

 

Sağlık Bakanlığının bu tavrını görüşmek üzere  17- 18 Eylül 2014 tarihlerinde Olağan üstü toplanan Türk Dişhekimleri Birliği Merkez Yönetim Kurulu ve Dişhekimleri Oda Başkanlarının ittifakla kabul ettiği “Sonuç Bildirgesi” sizlere sunuyoruz.

 

 

TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ
OLAĞANÜSTÜ   BAŞKANLAR TOPLANTISI 
                       SONUÇ BİLDİRGESİ
                      

17-18 EYLÜL 2014, ANKARA

 

Ne yazık ki hiçbir şey değişmiyor: Yine mesleğe saldıran , dişhekiminin mesleğini bağımsız olarak uygulamasını zorlaştıran ve meslek örgütünü yok sayan düşünceyle karşı karşıyayız.

 

Mesleki çalışma alanımızı düzenleyen Ağız Diş Sağlığı Hizmeti sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin değiştirilmek istendiği uzun süredir biliniyordu. Bir yıl kadar önce konu Sağlık Bakanlığı tarafından gündeme getirilmiş, yoğun siyasi süreç nedeniyle arka planda kalmıştı. Türk Dişhekimleri Birliği’nden, yönetmelik taslağı gönderilmeden görüş istenmiş, TDB ve Odalar olarak hazırlanma süreci de dahil bilmediğimiz bir taslak üzerine görüş bildirmeyeceğimizi ifade etmiştik.

 

Aradan geçen sürede herhangi bir yönetmelik taslağı paylaşılmadığı gibi meslek örgütümüz de hazırlık çalışmalarına dahil edilmemiştir.

1999 yılında yayınlanan mevcut yönetmelik, hazırlık sürecinden itibaren Sağlık Bakanlığı ve TDB yetkililerinin birlikte çalışmasıyla ortaya çıkarılmışken, üzerinden bunca yıl geçtikten sonra ileri demokrasiye geçildiği söylenen ülkemizde, yangından mal kaçırır gibi hazırlanan taslak her şeyden önce hazırlanma yöntemiyle demokratik teamüllere uymamaktadır. Ülkemizde son yıllarda yaşadıklarımızı dikkate aldığımızda bu yaklaşım bize hiç de yabancı değildir.

 

Dişhekimlerinin sürekli eğitiminden, ağız diş sağlığı hizmeti sunulan bütün sağlık kuruluşlarının fiziksel yapı ve donanımlarının niteliklerinin arttırılmasına kadar pek çok gelişme  hepimizin ortak hedefidir. Bu ortak hedef gözetilerek hukuksal düzenlemelerde yapılacak değişikliklerin, anayasal bir kurum olarak tanımlanmış olan Birliğimiz ile birlikte yürütülmesi, amaca uygun ve uygulanabilir kurallar getirilmesi bakımından gereklidir.

 

15 yıldır uygulanmakta olan ve uygulamada da ciddi sorunlar yaratmayan mevcut yönetmeliğin neden değiştirilmek istendiğini tahmin etmek hiç de zor değildir.

 

Hazırlanan bu taslakla;

  • TDB ve Odaların yok sayıldığı,
  • Tıp alanında yaratılan sermaye birikiminin dişhekimliğinde oluşturulmaya çalışıldığı, dişhekimliğinin de büyük sermayeye teslim edileceği,
  • Dişhekimliğinin  muayenehane ve polikliniklerde yapılmasının zorlaştırıldığı,
  • Özelleştirmeye ön hazırlık olduğu,
  • Tekelleşmenin önünün açıldığı,
  • Mesleğin asıl sahiplerinin devre dışı bırakıldığı görülmektedir.

 Yönetmeliğin amaç maddesinden, “fertlerin ve toplumun sağlığını korumak” cümlesinin hazırlanan  taslakla çıkartılmak istenmesi bile gerçek amacı göstermektedir.

Taslak bu haliyle yürürlüğe girerse Tıpta yaşanan sürece bakarak; önce muayenehane, sonra poliklinik en son da merkezlerin ortadan kaldırılmasının dişhekimliğinde de yaşanacağını söyleyebiliriz. Dişhekimliği kendi adına çalışan bir meslek olmaktan çıkartılıp dişhekimleri,  büyük sermayenin tekelinde, özlük haklarından yoksun, ücretli çalışanlar konumuna gelecektir. Ayrıca sayısı bu iktidar döneminde hızla artan dişhekimliği fakültelerinden mezun olan meslektaşlarımızın da sermaye tarafından ucuz işgücü olarak kullanılacağı,  emeğimizin ucuzlatılacağı açıktır.

 

Taslağın bu biçimiyle ve içeriğiyle yönetmelik haline dönüşmemesi için; TDB ve Odalar tüm üyeleriyle birlikte, fertlerin ve toplumun sağlığını korumak, sağlık hakkına ve mesleğimize sahip çıkmak, ağız diş sağlığı hizmetlerine ulaşımı kolaylaştırmak için boş durmayacak, ellerinden gelen tüm meşru eylem yollarını kullanarak karşı çıkışını kamuoyuna en güçlü şekilde duyuracaktır.

Kamuoyunun bilgisine sunulur.